KEDİ VE KÖPEK DİYETLERİNDE RENDERİNG ÜRÜNLERİNİN KULLANILMASI

Kedi ve köpeklerin sindirim kanallarının insan ve özellikle at, koyun gibi hayvanlara oranla daha kısa olması bu hayvanların diyetlerinde bitkisel yemlerin daha az miktarlarda kullanılmasını gerektirir.

KEDİ VE KÖPEK DİYETLERİNDE RENDERİNG ÜRÜNLERİNİN KULLANILMASI

Kedi ve köpeklerin sindirim kanallarının insan ve özellikle at, koyun gibi hayvanlara oranla daha kısa olması bu hayvanların diyetlerinde bitkisel yemlerin daha az miktarlarda kullanılmasını gerektirir. Sözü edilen hayvanların gerek esansiyel amino asit gereksinimlerinin karşılanması gerekse vitamin ve mineral desteği sağlanması amacı ile diyetlere hayvansal kökenli yemler katılması zorunlu olmaktadır.

Protein unları hayvansal yan ürünlerden su ve yağın uzaklaştırılmasından sonra geriye kalan katı materyalden üretilmektedirler. Rendering ürünlerinin başlıcaları et-kemik unu, et unu, tüy unu, kanatlı yan ürünleri unu ve kan unudur. Bunların yanında sığır unu, domuz unu, tavuk unu, hindi unu, kuzu unu, balık unu gibi birçok türe özgü protein unları geliştirilmiştir. Rendering ürünleri protein, amino asit, enerji, kalsiyum fosfor, iz mineral ve vitamin bakımından zengin kaynaklardır.

Hayvansal proteinler ve hayvansal yan ürünler, gerek ticari olarak yetiştirilen, gerekse evlerde beslenen hayvanlar için son derece değerli yem maddeleridir. Rendering ürünleri yıllardan beri kedi ve köpek beslenmesinde protein, yağ, mineral ve vitamin katkısı olarak kullanılmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de kedi ve köpek besleme alışkanlığı giderek artmaktadır. Bu durum sözü edilen hayvanların beslenmesine yönelik sanayiinin de gelişmesinde önemli rol oynamış ve bu bağlamda yeni bir pazarın ortaya çıkmasında etkili olmuştur.

Kedi ve köpeklerin yaşama payı gereksinimlerinin karşılanması ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri için beslenme büyük bir öneme sahiptir. Kedi ve köpeklerin beslenme özelliği nedeniyle diyetlerin hayvansal ürünler içermesi, ayrıca dengeli bir besin madde içeriğine sahip olması gerekmektedir. Hayvansal protein unları İkinci Dünya Savaş’ı sonrası hayvan besleme alanında kullanılmaya başlanmış ve rendering sanayiinin gelişimine paralel olarak bu ürünler pet mama endüstrisinde önemli bir paya sahip olmuştur. Günümüzde ise rendering ürünleri, gelir hayvanlarının beslenmesinde olduğu gibi kedi ve köpek beslenmesinde de yaygın olarak kullanılmaktadır.

Pet Hayvanlarının Beslenmesinde Hayvansal Yan Ürünlerin Önemi

İngiltere’de üretilen tüm et yan ürünlerinin yaklaşık % 25’i pet diyeti üretiminde kullanılır. Özel kedi ve köpek mamalarında kullanılan et ve et yan ürünleri miktarları  sırasıyla % 50 ve % 40 şeklindedir (Halpin ve ark.,1999).

Pet hayvanlarının beslenmesinde vejeteryan diyetlerin uygun olup olmadığının belirlenmesi için öncelikle bu hayvanların anatomik ve fizyolojik yapılarının incelenmesi gereklidir. Kedi ve köpeklerin bilimsel gruplandırmada carnivora (et yiyenler) sınıfı içinde yer aldıkları görülmekte ise de günümüzde köpekler daha çok omnivor (et ve ot yiyen hayvanlar) olarak tanımlanmaktadırlar. Bu hayvanların doğal diş yapıları insan ve herbivorlarınki (ot yiyenler) ile karşılaştırıldığında et ve diğer hayvansal dokuları parçalamaya ve çiğnemeye daha uygun olduğu görülmektedir. Kedi ve köpeklerde sindirim kanallarının insan ve özellikle at, koyun gibi hayvanlara oranla daha kısa olması bunların aşırı miktarda bitkisel yemlerle beslenmesinin uygun olmadığını göstermektedir. Özellikle yüksek miktarda protein ve kalsiyum gibi besin maddelerine, diğer türlere göre daha fazla ihtiyaç duyan kedi ve köpeklerin diyetlerinde bu besin maddelerince zengin hayvansal yemlere yer verilmesi zorunlu olmaktadır. Soya küspesi gibi bazı bitkiler protein kaynaklarının çoğunda amino asit içeriği  hayvansal kaynaklı yemlere göre dengeli değildir. Bunun dışında çoğu bitkide bulunmayan B12 vitaminine olan ihtiyaç hayvansal protein kaynakları ile karşılanabilmektedir (Dzanis, 1999).

Gerçek anlamda karnivor olan kediler yeşil otlar ve havuç gibi bitkilerde bulunan beta karoteni aktif A vitaminine çeviremezler. Dolayısıyla bu gereksinimleri ciğer ve balık yağı gibi kaynaklarla karşılanmaktadır. Kediler sadece hayvansal dokularda bulunan taurin (esansiyel amino asit) ve araşidonik asit (esansiyel yağ asidi) gibi yaşamsal öneme sahip bileşiklere olan ihtiyaçlarını da rendering ürünlerinden sağlamaktadırlar (Dzanis, 1999).

Hayvansal Yan Ürünlerin Protein Kaynağı Olarak Kullanılması

Köpekler amino asit dengesi tam düzenlenmiş % 16 düzeyinde kaliteli protein içeren diyetle yaşamlarını kolaylıkla devam ettirebilirler. Kedi diyetlerinde ise % 30 düzeyinden fazla protein bulundurulmalıdır. Kediler bazı esansiyel amino asitlere ihtiyaç duyarlar (Miller, 1996). Ornitin amino asidini sentezleyemediklerinden bunu diyet ile almak zorundadırlar. Ayrıca kedi diyetleri arjininle desteklenmelidir. Kedilerin kükürtlü amino asitlerin metabolizmasının son ürünü olan taurin amino asitine de özel gereksinimleri vardır. Sistin ve metiyoninden sentezlenen ancak kedilerin sentezleyemediği taurin diyetlerde en az 500 mg/kg KM düzeyinde bulundurulmalıdır. Belirtilen düzeydeki taurinin sağlanabilmesi için diyete hayvansal proteinler ile sentetik esansiyel amino asitlerin katılması zorunlu olmaktadır. Taurin görme fonksiyonları, kalp, sinir ve üreme sistemi için gereklidir (Anonim, 2002a).

Hayvansal proteinlerin kalitesini, besin maddeleri içeriğinin yanı sıra ürünün işleniş şekli de etkilemektedir. Diğer bir ifade ile her işletmenin ürettiği hayvansal proteinlerin besin değeri ayrı olarak saptanmalı ve diyetlerde bu şekilde değerlendirmeye alınmalıdır. Nitekim % 50 düzeyinde ham protein içeren iki et-kemik ununda sindirilebilir lizin içeriği açısından % 30’u bulan farklılık saptanmıştır (Woodgate, 1995).

Yapılan bir çalışmada bitkisel ve hayvansal kaynaklı protein içeren diyetlerle beslenen köpeklerde ileumdaki ve tüm sindirim kanalındaki besin maddeleri sindirilebilirliği karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada ileumlarına kanül takılan köpekler soya küspesi (SK), kanatlı unu (KNU), kanatlı yan ürünleri unu(KYUU), et-kemik unu (EKU) içeren diyetlerle beslenmişlerdir. Kuru madde, organik madde, ham protein, yağ ve toplam diyet selülozunun illeal sindirilebilirliği bakımından gruplar arasında bir farklılığın saptanamadığı buna karşılık aynı parametrelerin tüm sindirim kanalındaki sindirilebilirliği incelendiğinde, kuru madde sindirilebilirliğinin EKU ve SK içeren diyetlerde, organik madde sindirilebilirliğinin ise sadece SK içeren diyette daha düşük bulunduğu gözlenmiştir. Aynı denemede tüm sindirim kanalı için belirlenen ham protein sindirilebilirliği EKU, KYUU ve SK gruplarında benzer bulunmuştur. Bu değer KNU grubunda ise en yüksek olarak belirlenmiştir (Bednar ve ark., 2000).

Hayvansal Yan Ürünlerin Enerji Kaynağı Olarak Kullanılması

Kedi ve köpeklerde enerji ihtiyaçları hayvansal yan ürün unları ve don yağları ile karşılanabilirse de gereksinim hayvanların aktivitelerine ve yaşlarına göre değişiklik gösterebilmektedir. Her iki hayvan türü için de kaliteli yağlar tercih edilmektedir (Miller, 1996).

Hayvansal yağlar, mezbahalarda kesilen sığır, koyun ve domuzların intramuskuler dokularındaki yağlar ile kuyruk ve iç yağlarından ibarettir. Ayrıca süt ve sütten elde edilen kaymak, yağ ve peynirlerden de elde edilen yağlar hayvansal yağ kaynakları olarak kullanılmaktadır. Hayvansal yağlarda nem düzeyinin yüksek olması acılaşmayı kolaylaştırır. Bu nedenle hayvansal yağlar diyetlere katılırken nem oranı yüksek ise mutlaka bir antioksidan madde ile kullanılması gerekir (Ergün ve ark., 2002).

Yağların enerji kaynağı olmalarının yanında diyete lezzet vermek gibi önemli bir görevi daha bulunmaktadır. Hayvansal yağlar toplam yağ asitlerinin minimum %90’ını içermelidir. Diyette bulunan yağ, esansiyel yağ asitlerinin kaynağıdır. Kediler araşidonik aside olan gereksinimlerini sadece hayvansal kaynaklı yağlardan sağlarlar.

Rendering ürünü olarak değerlendirilen katı yağlar ve don yağlar fiziksel ve kimyasal özelliklerine göre sınırlandırılmıştır. Renderingciler gerekli yağları mezbahalar, marketler, lokantalar ve ölü hayvan stoklarından karşılarlar. Marketlerden karşılanan yağlar son kullanma tarihi geçmiş olan paketlenmiş etleri de içerebilir. Paketler çoğunlukla tam olarak boşaltılmamış olabilir ve bu durumda az miktarda da olsa bazı plastik maddeler bulunabilir. Dolayısıyla ürünün kalitesi de bundan olumsuz yönde etkilenir (Miller, 1996)